KAR MURALLARI

simon beck_04_kotsifir-min

Her şeyden önce form vardı. Ve adımlar; yani fırça darbeleri gibi.

Sanat deyince çok karmaşık problemler, dolayımlar ve derin ifadeler aklımıza gelebilir. Fakat öyle olmadığı yorumunu, bizi etkileyen tüm işlerin, basit temeller ve pratikler üstünde şekillenmesinden çıkartabiliriz.

Aslında adım ya da yürüyüş, bir kalem veya bir fırça izine neden dönüşemesin? Boşluklar ve doluluklar, tüm biçimlendirme dediğimiz evrenin aracılarıysa eğer, iz bırakan her şey bir örgü gibi, resim gibi ya da heykel gibi boşluk ve doluluk üzerine kurulmuşsa, karda yürümek de bu evreni biçimlendirmek için pek tabi kullanılabilecektir.

Simon Beck, böyle bir düşünceyle 2004 yılından beri işlerini kar üzerine işliyor. Kendisi bir harita tasarımcısı ve tüm bu serüven, 2004 yılında donmuş bir göle yıldız çizmeye karar vermesiyle başlamış. O günden bugüne büyük firmalar için reklam kampanyaları da dahil olmak üzere yaklaşık 240 parça eser ortaya çıkarmış.

Simon’un yaptığı işler yaklaşık üç futbol sahası büyüklüğünde ve tamamlanması ortalama iki gününü alıyor. Tüm gün bir eseri ortaya çıkarmak için uğraştıktan sonra, ertesi gün desenlerin taze karlarla kaplanması ya da gün battığında tamamlanmış bir çizimi belgeleyememesi en büyük problemleri. Geçici izler bırakmak ve bunu doğa şartlarıyla baş ederek gerçekleştirmek oldukça sabır ve motivasyon isteyen bir uğraş olmalı.

Bugünlerde şehrimizin üzerine çöken beyaz örtüye bir de Simon Beck’in gözünden baktığımızda belki de oyun, tasarım ve pratik kendini belli belirsiz şekillerde algımıza yerleştirecektir. Sanat ya da tasarım gibi büyük kelimelerle uğraşmadan, doğaya ve algımıza şekil vermek, neden izleri takip etmek kadar kolay olmasın?



Henüz yorum yok

Yorum yap

Paylaşım