MİMARLIĞI SES İLE KEŞFETMEK

Adı Zimaun. İsviçre, Bern’de doğmuş ve küçüklüğünden itibaren saplantı derecesinde ses tutkunu. Bu tutkusu sebebiyle kendisini ses araştırmalarına vermiş, kendi deyimiyle bir ses mimarı olmayı başarmış. Yaptığı işlerin tıpkı mekanlar keşfe açık olduğunu ve tam da bu yüzden ses mimarlığı terimini kullandığını söylüyor.

Zimaun, yaptığı işlerle ucuz yöntemlerle izleyiciyi etkilemektense, izleyicinin ses ve mekanın birlikteliğine odaklanmasını sağlamayı amaçlıyor.

Sanatçının ses yerleştirmelerinde mimari ve ses birbirlerini tamamlayıcı iki öğe olarak yer alıyor. Yerleştirmede ses tamamlayıcı bir öğe olmaktan çok mekanın kendisini oluşturuyor. Zimaun’un sadece kavramsal olarak değil, malzeme olarak da sade ve temel olana yönelmesi, yaptığı işleri daha bütünlük içerisinde ve anlaşılabilir kılıyor. İşlerinde günlük nesneleri kullanan sanatçı, onlara özgü sesleri mekanla bütünleştiriyor. Bu sesler kimi zaman bir kese kağıdı hışırtısı, bir karton kutunun tıkırtısı, ya da bir tahtanın kendine özgü tonları olabiliyor. Görsel ve tınısal sadeliğin mekanın bileşenleriyle etkileşimi, bu kinetik yerleştirmeyle karşılaşan seyircide de güçlü etkiler yaratıyor.

Zimaun, aynı büyüklükte kutular, aynı voltajda motorlar, bu motorlara bağlı aynı uzunlukta kablolar kullanıyor. Bu durumda aynı sesin tekrarından oluşması beklenecek bir ses yüzeyi, kabloların kıvrılmasından oluşan farklı eğriler sayesinde farklı ritimler ve çeşitlilikler üzerine evriliyor.

Paylaşım
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR!


    Henüz yorum yok

    Yorum yap

    Paylaşım