KAMUSAL ALANDA NEDEN VAR OLAMIYORUZ?

jrr

Kamusal alanda sanat pratiği deyince sıkça akıllara gelen 60’larda devlet teşviğiyle yapılan sanat eserleri oluyor. Açılan her yapıda bir sanat eserinin olması ya da meydanların heykel, resim, mozaik gibi dönemin yaygın sanat pratikleriyle tanımlanması dönemin siyasi politikalarından biriydi. Bu uygulama günümüzde yapılmadığı gibi halihazırdaki sanat eserleri de ya yok ediliyor ya da tanınmayacak şekilde tahribata uğruyor.

Geçen haftalarda İstanbul’a gelen dünyaca ünlü sokak sanatçısı JR, gittiği her ülkede yaptığı gibi İstanbul’da da metruk yapıların cephelerini boyadı tek farkla; İstanbul’da yaptığı iş sadece birkaç hafta yaşayabildi.

Fransız sokak sanatçısı JR İstanbul sokaklarında!

JR’ın İstanbul’a gelişini bu heyecanla duyurmuştuk. Oysa henüz çoğumuz görememişken sanatçının Balat’ta yaptığı iş zabıtalar tarafından griye boyandı ve cephe başarıyla” eski haline döndürüldü! Peki neden bu kadar tahammülsüz bir tavır alıyoruz kamusal alanda var olmak isteyene karşı?

Bu durum sokakta yakılıp yıkılan, vajinası boyanıp memesi kırılan ya da çıplak diye kumaşla örtülen heykellerden, barış için gelinlik giyen Pippa Bacca’nın tecavüz edilip öldürülmesine, gezgin bisikletçilerin Türkiye’ye uğrama gafletinde bulunmalarına, ne yazık ki son duraklarının da burası olmasına kadar uzanıyor.

Kendimizden olmayanı, görmeye alışık olmadığımız her şeyi yok etmeye güdümlü gibiyiz. Neşeli olana, sesli gülen kadına sert bakışlarla bakıyor, sanatı, alkolü hayattan keyif almayı en iyi ihtimalle şımarıklık olarak görüyor, anlamadığımız her şeye küfrediyoruz.

JR’ın işinin kapatılmış olmasının, sokakta gezdiği için kadının tacize uğramasından, parkını vermek istemeyen insanların öldürülmesinden, yıkılan heykellerden ve saymakla bitmeyecek birçok kentsel tahribattan farkı yok.

Bu olayların hepsi kamusal alanda kendi kimliğiyle var olmaya çalışan herkesi ve her şeyi görünmez kılan geleneğin bir parçası.

Yerel belediye heykelciliği dışında da sanat ürünlerini görebildiğimiz, bunları çağdaş sanat müzelerinin içinde sıkışmaktan kurtarıp, sokaklara, kamusal alanlara çıkartabildiğimiz günleri hangi gelecekte pratiğe dökebileceğiz bilmiyoruz. Ancak yaşama sevinci veren nitelikli sanatı sokaklarımızda görünür kılalım, üretilmiş, düşünülmüş olana en azından saygı duyulsun istiyoruz…

11263308_1421875348132678_219800822_n



Henüz yorum yok

Yorum yap

Paylaşım