YAKLAŞAN İSTANBUL DEPREMİNE KARŞI ACİL OLARAK ALÜVYONDAKİ YAPILAŞMALAR BOŞALTILMALI

istanbuldepremi_zaferakay-min
Beklenen İstanbul depreminde çökeceği kesin olan yapılar 17 Ağustos’un orta hasarlı yapılarıdır. Bunlar zaten bilinmektedir. Bu orta hasarlı yapılar acilen tahliye edilmelidir. Bu insanlara devlet tarafından geçici konaklama sağlanmalıdır. TOKİ’nin öncelikli görevi bu tahliye edilen bölgelerdeki konutlar yerine uygun yerlerde konut üretmek olmalıdır. Boşaltılan askeri alanlar yeni konut yapımı için bir fırsat olabilir. Ama ağaçlandırma alanlarını korumak şartıyla.
Deprem olunca yönetmelik değiştirmek, sonra daha önceki yapılaşmayı yönetmeliğe aykırı ilan etmek gülünçtür. Anlamsızdır. 1999 öncesi yapıların tümünü riskli olarak göstermek sadece yapılması gerekeni yapmamaya mazeret oluşturma çabasıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ne yazık ki İstanbul’u depreme hazırlama adına yapılması gerekenleri yapamamış durumda. Şehircilik Bakanlığı’nın görevi gerçek riskli alanları ortaya koymak ve derhal eyleme geçilmesini sağlamaktır. 17 Ağustos’ta orta hasar alan yapılar ortaya konulduğunda riskli alanlar da ortaya çıkmış olacaktır. Bu bir sır değildir.
1999’da orta hasarlı olup sıvanıp oturulmakta olan yapılar yıkılma riski taşıyor. Burada oturanlar bunu bilerek çaresizlik içinde oturmakta. Bu çaresizlik içinde hasarlı yapılarda oturmak zorunda olan insanlarla alay ediliyor aslında. Arsanız değersizse ölün deniyor. Öte yandan rantın yüksek olduğu bölgelerde insanlar korkutulup, daha küçük ama daha yeni konutlara razı ediliyor. Müteahhitler kazanıyor. Kentsel dönüşüm yalanıyla bina yenilenirken yoğunluk artırılıyor. Kentsel çevre kalitesi düşüyor. Ağaç kaybediliyor. Aslında rant düşüyor.
* * *
1999 depremi sonrasında bazı mikrozonlama haritaları basında yer aldı. Bu haritaların İBB tarafından tamamlandığı biliniyor. Bu mikrozonlama haritaları zemin açısından riskli alanlardaki yoğun yapılaşmayı gösteriyor. Riskli bölgeler bunlardır. İstanbul’un en önemli riskli bölgeleri sıvılaşma özelliği gösteren alüvyon zeminler, dere yatakları ve dolgu alanlarıdır. İstanbul’da bir başka sorun da heyelan bölgesi olarak tanımlanmış, aşırı eğimli alanlardır. Buralarda yapılaşma sakıncalıdır. İstanbul’la ilgili bütün planlama çalışmalarında bu alanlar yapılaşma harici tutulmuştur. Yani planlama görevini yapmış.
Ne yazık ki depreme her türlü önlemi içeren planlar gündem dışı. Medyada söz hakkı verilmeyen şehir plancıları suskun. Peki medyada 7/24 yer alan jeologlar neden bahsetmiyorlar mikrozonlama haritalarından? Bu sorulmalı.
Neyse ki inşaat mühendisleri yavaş yavaş bunlardan bahsetmeye başladılar. Cılız da olsa bazı sesler duyuluyor. Medya şehir plancıları ve inşaat mühendislerine daha çok söz hakkı vermeli. Yapı ve zemin kalitesi daha çok konuşulmalı.
Kentsel dönüşüm bir kent planlama konusudur. Yıllardır sempozyumlar yapılmıştır. Uzmanları vardır. Kentsel dönüşüm denilince hep politikacılar ve müteahhitler konuşuyor. Hiç bu konuda soru sorulan kent plancısı gördünüz mü?
İstanbul’un riskli alanları 1999’un orta hasarlı yapılarının çok olduğu bölgelerdir. Bunlar çoğunlukla aluvyon alanlardır. Orta hasar, hasarlı ama oturulabilir durumda demektir. Yapısal hasar var demektir. Bunlar birçok yerde sıvanmıştır.
Örneğin Yeşilyurt’ta birçok orta hasarlı yapı, derhal yıkılarak yeniden yapılmıştır. Mülk sahipleri gideri karşılamıştır. Yeşilyurt’taki yeniden yapılaşmalarda kat artışı olmamıştır. Çünkü rant yeterliydi. Neden başka yerlerde bu yapılamadı?
Dere yataklarındaki aluvyonlardaki yapılaşmalar çoğunlukla Gecekondu Islah Planlarına göre yapılmış, iyi gelişmemiş bölgeler. Alüvyonlardaki bu riskli bölgelerde sosyal donatı yetersiz. Yapıların çoğu da kaçak. Üstelik yapı yoğunluğu çok yüksek. Bu bölgelerdeki orta hasarlı yapıların çoğunda oturuluyor. Yapılar sıvandı, hatta betebe kaplandı. Çökecek yapılar bunlardır.
Fakat bu yapılar yeniden yapılamıyor. Yüksek yoğunluğa rağmen kat artışı bile verilse müteahhitler ilgilenmeyecekler. Neden? Çünkü bu kaçak yapılaşma bölgelerinde rant yok. Yapı kalitesi kötü. Bazı alanlar çöküntü alanı olarak tanımlanabilir. İşte bu çöküntü alanlarında rant yükseltecek önlemlere ihtiyaç var. Yoksa bu alanlar nasıl yeniden yapılaşabilir ki? #17Ağustos1999
* * *
İstanbul’un kuzey kentleşmesini engellemenin yolu, Avrupa yakası Bakırköy ve Beylikdüzü merkezli gerçek kentsel dönüşüm projeleridir. Bahçelievler, Güngören, Esenler ilçeleri rantın yükseltilmesi gereken bölgelerdir. Kentsel dönüşümün doğru adresi burasıdır. Bu rant artışı da, denizi ormana bağlayan, dere yataklarındaki geniş yeşil alanlarla sağlanabilir. Yepyeni sağlıklı bir kent yaratılabilir. Deprem güvenli, yeşil alanları, bisiklet yolları olan yepyeni bir Avrupa yakası hayal değil. Raylı sistem altyapısı büyük ölçüde hazır.

 

Paylaşım
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR!


    Henüz yorum yok

    Yorum yap

    Paylaşım